VAHAP SEÇER BAŞARILI OLUR MU?

Bal ve sirke satan iki pazarcı varmış. Bal satan günü siftahsız kapatırken sirke satan ise mal yetiştiremiyormuş.

Bunun sebebi neymiş, biliyor musunuz?

Bal satan asık suratlı, sirke satan ise güler yüzlü, tatlı dilliymiş…

Peki, güler yüzlü olmak çok mu zor?

Hem zor hem kolay!

Şayet bir insanın içi yani kalbi destek vermiyorsa o insan istediği kadar gülmeye çalışsın başarılı olamaz, karşısındakini samimiyetine kolay kolay inandıramaz…

‘Gözler kalbin aynası’ misali…

Dikiş tutturamayınca da sattığı isterse Anzer Balı olsun sirkeci kadar iş yapamaz…

Bu örnekten yola çıkarak sözü Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e getirmek istiyorum.

Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama Vahap Bey’in fotoğraflarına baktığımızda 10’unun 8’inde, 9’unda hep gülümsüyor. Seçmene rol kesse bir olur, iki olur, üç olur. Ama Sayın Seçer’le ilgili enstantanelere baktığımızda büyük bölümünde hep güler yüzlü görüyoruz.

‘Yazımızın zemini sağlam olsun’ diye Google’da tarama yaptım. ‘Vahap Seçer’ diye yazdım ve görselleri tıkladım.

Olur ya Vahap Bey’in güler yüzlü kareleri bana denk gelmiş olabilirdi…

Görsellerin büyük bölümünde Vahap Bey yine gülümsüyordu. Gerilere, birkaç yıl önceki fotoğraflara baktım karşımda yine Vahap Seçer’in tebessüm eden, sıcakkanlı kareleri…

MAHKEME KADIYA MÜLK DEĞİL

Toplum artık asık suratlı, otoriter, ulaşılamayan, vatandaşa mesafeli duran başkanlardan bıktı. Seçmen; seçtiği insanın kendisine yukarıdan bakmasını istemiyor.

Halka ait bir kurumu halkın ulaşamayacağı kurum haline getiren ne başkanlar gördü toplumumuz.

Ama ‘mahkeme kadıya mülk olmayacağı’ gibi belediyeler de başkanlara kalmıyor. Kimisi “Şükürler olsun kurtulduk” kimisi de “Allah razı olsun, iyi insandı, güzel hizmetler yaptı” diye anılıyor.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in bu iki gruptan hangisine gireceğini elbette şimdiden kestirmek mümkün değil ama tahminimizi soracak olursanız “İkinci şıka daha yakın görünüyor” diyebiliriz.

MAYA TUTTU

Aslında bilgisayarın karşısına oturduğumda Vahap Başkanın basın toplantısını değerlendirecektim. Ama Sayın Seçer’in dikkatimi çektiği bu özelliğini de anlatmadan geçmek istemedim.

Hatta şunu da ekleyebilirim; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Vahap Seçer arasında oldukça benzerlik var. İkisi de seçim çalışmalarını kırmadan, dökmeden, kimseyi ötekileştirmeden, kavgasız, gürültüsüz, farklı düşüncedeki, değişik partilerdeki insanlara kucak açarak sürdürdüler.

Takiyye mi, değil mi elbette kimsenin içini belemeyiz, Allah bilir ama bu mayanın tuttuğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

GELELİM BASIN TOPLANTISINA

Başkan Seçer, basının karşısına çıkarken belli ki dersine çok iyi çalışmış. Sayın Başkan, “belediyenin güllük gülistanlık olmadığını”, “rantçı değil geleceği planlayan bir belediyecilik anlayışı ile hareket edeceklerini”, “adil, şeffaf ve hesap verebilir bir yerel yönetim tarzını uygulayacaklarını”, “çalışmaların siyasi, ideolojik düşünce ile değil tamamen rasyonel ve akılcı, olması gereken şekilde yapılacağını” geniş şekilde anlattı. Başka faaliyetlerden ve başlatacakları yeni uygulamalardan da söz etti ama bizi en çok etkileyen ve başarabilirse ikinci beş yıla kapı aralayacak olan ifadeleri ne oldu, hemen söyleyelim: Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmemek ve uygulanacak tasarruf tedbirleri…

Evet, Vahap Başkan’a, israfı önleme ve yetimin hakkını yedirmeme konusunda sonuna kadar katılıyoruz. Ancak şunu da hatırlatmak istiyoruz; Siz dikkatli olabilirsiniz fakat sizi ofsayta düşüren birileri çıkabilir. Dolayısıyla paranın idare edildiği kilit noktalara en çok güvendiğiniz isimleri getirmelisiniz. İhaleleri, satın almaları “helal süt emdiğinden emin olduğunuz” çalışma arkadaşlarınıza teslim etmelisiniz. Ve elbette ki, 5 yılı yüzününüz akıyla tamamlamak için “düzgün, liyakat sahibi” ekiple yola koyulmalısınız…

Unutmayın ki, “Fırat kenarında bir kurt bir koyunu kapsa bunun hesabı size sorulacaktır.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müslüm Aktürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çapa Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çapa Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Mutlu - Valla MESKİ çalışanlarından daha çok görmüşsünüz yüzünü. Onlar daha göremediler. Göremedikleri gibi bir dakika üç dakika geç geldin diye savunmaları isteniyor. İşçi çıkarmak için bu kadar katakulliye gerek yok. Attım dersin mahkeme ile uğraşırsın ceremesini sen çeker sıkıntıya sen katlanırsın. Çalışanını huzursuz etmezsin. Kendisi gülüyor belki ama çalışanları değil. Fetöcü Daire Başkanları mı dersiniz, Mahkemeden ceza almış memurlara Şube Müdürlüğü Daire Başkanlığı mı dersiniz. Liyakat usulü değil eş dost akraba ile bir yerlere gelenlerin sözünü dinlemek mi dersiniz. Gerisini siz düşünün....

Yanıtla . 0Beğen 16 Mayıs 09:50

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 530 03 11
Reklam bilgi