Son Dakika Haberleri

BU ÜLKEDE HALEN ÇOK MÜKEMMEL İNSANLAR VAR!

Bundan beş yıl önce, eğitim amaçlı bir çalışma için, Kütahya'nın Tavşanlı ilçesine gitmiştim. İşimiz bittikten sonra, öğretmenevinde dinlendik. Daha sonra ilçeyi gezmek için, dışarı çıktım. Nereye gideceğime karar vermeden, yokuştan aşağı inmeye başladım. Meraklı gözlerle çevreme bakarak ilerliyordum. Sol tarafımdaki taş duvardan sarkan bir erik ağacı dikkatimi çekti. Öylesine güzel bir manzara ki; durup uzun süre baktım.

Altın sarısı erikler, üzüm salkımından daha sık dizilmişti. Hani "el emeği göz nuru" bir dantel veya özenle işlenmiş bir nakış gibi, duvarı süslüyordu. İlginç olansa dalların yerden yarım metreye kadar sarkmış olmasıydı. Yani beş yaşındaki bir çocuk rahatça bu erikleri koparabilirdi. Erikler olgunlaştığı halde kimse koparmamıştı.

Uzun süre düşündüm. "Bu erikleri koparmak bu kadar kolay olmasına rağmen neden kimse elini sürmemişti?"

Bu soruma cevap aramak için, çevreme baktım. Sokaktan geçen herhangi birine sormak yerine, çevreyi tanıyan birine sormaya karar verdim.

Biraz ilerleyince önünde sıra sıra meyve kasaları olan bir manavın önüne geldim.

-Kolay gelsin, müsaitseniz sizden merak ettiğim bir konuda bilgi almak istiyorum, dedim.

Merakımı gidermek için, manava döndüm:

-Ben ilçenize misafir geldim. Biraz önce yokuştan inerken, yolun sağ tarafındaki duvardan yere kadar sarkan bir erik ağacı gördüm. Koparmaya çok müsait, ama hiç kimse ellememiş. İlaçlı mı? Yoksa çok mu tatsız?

Manav yüzüme baktı ve ömür boyu unutamayacağım cümleyi söylerken, gözyaşlarını da tutamadı.

-Hanımefendi; bu ağacın sahibi mahallede herkesin çok sevdiği bir insandı. Bahçesindeki erikler olgunlaşınca, tüm mahallenin çocuklarını çağırır, onlara kendi elleri ile topladığı erikleri, küçük renkli sepetlere koyarak verirdi. Bundan dört ay önce aniden öldü. Erikler olgunlaştı ama biz toplayamıyoruz.

Merakım biraz daha arttı. Manav konuşmaya devam etti:

"BİZ  BU ERİKLERİ YERSEK KİMİNLE HELALLAŞACAĞIZ." diye düşünüyoruz.

Çocuklar da büyüklerden ne duyar ve görürlerse öyle yaparlar bizim buralarda kurallar böyledir. Sizin olmayan bir malı, sahibinin izni olmadan alamazsınız. Bu nedenle çocuklar da bu eriklere ellemiyor...

Çok şaşırmakla birlikte beni çok duygulandıran bu cümlelerden sonra dedim ki: Bu ülkede, bu kadar dürüst anne babalar ve onların ardından giden evlatlar varsa,  halen ümitlenebiliriz.

"Bir insanın evladına bırakacağı en büyük miras güzel ahlaktır." sözünü uygulayan anne babalara ne mutlu…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Edibe Aydın (Kahya) - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çapa Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çapa Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 530 03 11
Reklam bilgi