Bir yıl ve bir ömür geride kalırken

İnsanoğlu dünyayı sevmeye dünya hayatına ve içindekilere aldanmaya meyilli bir fıtratta yaratılmıştır. Yani "beşer fıtrat" olarak dünyaya yönelmeye müsait bir varlık olarak yaratılmıştır.

Bu hakikat Kuran-ı Kerimde: KADINLAR OĞULLAR YÜK YÜK ALTIN VE GÜMÜŞ SALMA ATLAR DAVARLAR VE EKINLER GIBI NEFSIN ŞIDDETLE ARZULADIĞI ŞEYLER INSANA SÜSLÜ GÖSTERILDI. BUNLAR DÜNYA HAYATININ GEÇIMLIĞIDIR. OYSA ASIL VARILACAK GÜZEL YER ANCAK ALLAH INDINDEDIR. Âli İmrân 3/14 Şeklinde ifade edilmektedir.

Fıtratlarında var olan bu meyilden dolayı bazı insanlar tarih boyunca dünyanın cazibesine kapılmış ömür sermayelerini tüketmiş ahiretlerini ise unutmuşlardır.

Oysa ki İslam madde ile manayı ruh ile bedeni dünya ile ahireti dengelemiş bütün inananlardan da bu eşsiz dengenin korunmasını talep etmiştir.

Bu hususta Yüce Rabbimiz: ALLAH'IN SANA VERDİĞİNDEN O'NUN YOLUNDA HARCAYARAK AHİRET YURDUNU GÖZET AMA DÜNYADAN DA NASİBİNİ UNUTMA ALLAH'IN SANA İHSAN ETTİĞİ GİBİ SEN DE İNSANLARA İYİLİK YAP Kasas 28/77 buyurmaktadır.

Yani ataların ifadesi ile: HİÇ ÖLMEYECEKMİŞ GİBİ DÜNYAYA YARIN ÖLECEKMİŞ GİBİ AHİRETE YÖNELİK ÇALIŞ.

Durum bu olmakla beraber günümüzde ne yazık ki bu denge dünya tarafına hızlıca kaymaktadır. Yani toplum her geçen gün biraz daha dünyaya meyletmekte ebedi yurdu ise unutmaktadır.

"Dünyevileşmek" dediğimiz bu hastalık maalesef İslam toplumlarında da hızla artış göstermektedir. Sırf dünya için çalışan ve durmadan dünyalığa yatırım yapan bir toplum haline geldi.

Tamamen dünya hayatına yönelik böyle bir anlayış asla İslam'ın kabul edebileceği bir hayat tarzı değildir. Bilakis İslam inancında hiçbir amel ya da dünyalık kişiyi Allah'ı anmaktan ahirete hazırlanmaktan alıkoyamaz.

Nitekim bu hususta, Kuran-ı Kerim'de: BİRTAKIM İNSANLAR VARDIR Kİ NE TİCARET NE DE ALIŞVERİŞ ONLARI ALLAH'I ANMAKTAN NAMAZI KILMAKTAN VE ZEKÂTI VERMEKTEN ALIKOYMAZ. ONLAR KALPLERİN VE GÖZLERİN ALLAK BULLAK OLACAĞI BIR GÜNDEN AHİRETTEN KORKARLAR. Nur 24/37 Buyrulmaktadır.

Yüce Dinimiz İslam bizden iman ve ibadet etmeyi güzel bir ahlaka sahip olmayı ve varlıkların hakkına riayet etmeyi dahası helale, harama dikkat etmeyi istemektedir. Ayrıca itidal ölçülerine uyarak üretmeyi ihtiyaç duyulan kadar tüketmeyi bundan arta kalanı imkanlar dahilinde öksüzü, yetimi, muhtacı yolda kalmışı, unutmadan var olanı gerektiğinde onlarla paylaşarak ahiret yurduna iyi bir hazırlık yapmayı istemektedir.

Dolaysıyla geride kalan bir yıl ve ömrün muhasebesini bu bakış açısıyla yapmamız gerekir. Dünya sermayesini tüketmemek için verdiğimiz bin bir çaba ve uğraşın aynısını ömür sermayesi için de göstermemiz gerekir. Sanırım meramımızı en güzel şu kıssa ifade etmektedir:

CÜNEYD-I BAĞDADI HAZRETLERİ YOLDAN GEÇERKEN BİR BUZ SATICISINA RASTLAR. SATICI: SERMAYESİ ERİMEKTE OLAN İNSANA YARDIM EDIN DİYE BAĞIRMAKTADIR. CÜNEYD-I BAĞDADI HAZRETLERİ BU SÖZÜ DUYUNCA DÜŞÜP BAYILIR. ETRAFINA TOPLANANLAR ONU AYILTIRLAR. NEDEN BAYILDIĞINI SORARLAR.

CÜNEYD-İ BAĞDADİ HAZRETLERI ŞU CEVABI VERIR:  SATICI BUZUNUN ERİMESINE ÜZÜLÜYOR DA ACABA BENIM ÖMÜR SERMAYEM ERİRKEN BEN NE YAPMAKTAYIM?

Evet hepimizin ömür sermayesi her gün ve yıl hızlı bir şekilde erimektedir. Önemli olan ömür sermayemizin erimesi değil, nasıl eridiğidir.

Allah'ın istediği ve razı olduğu şekilde mi, yoksa nefsin ve şeytanın istediği şekilde mi eridi?

Her insanın yılın son demlerinde bu soruyu kendine sorması gerekir. Çünkü ahiretteki akibet bu sorunun cevabındadır.

Geride kalan ömrün, geçmiş ömürden daha hayırlı ve bereketli olması dileği ile yeni yılın size ailenize ve ümmeti İslam'a hayırlara vesile olmasını diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Uyanık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çapa Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çapa Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 530 03 11
Bilgi için tıklayın