EVİMİZ OKULA YAKIN OLSUN EĞİTİMDEKİ KARMAŞA SON BULSUN 

Eğitimin temel ilkelerinden birisi de “yakından uzağa” ilkesidir. Bu konuyu biraz açarsak, çocuk; aile bireylerini tanımadan, komşusunu tanıyamaz. Kendi evinin bölümlerini tanıyamadan, başkalarının evini tanıyamaz. Kendi sokağını, mahallesini tanımadan uzaktaki mahalleleri tanıyamaz. Bu doğal bir öğrenmedir. Önce yakındakileri sonra uzaktakileri öğrenirsek öğrenme kalıcı olur.

Ülkemizin birçok yerinde, eğitime bu ilkeleri hiçe sayan bir sistemle başlanıyor. Çocuk daha anaokuluna başlarken, evinden kilometrelerce uzak bir okula gönderiliyor. Kendi sokağını, mahalle bakkalını, çocuk parkını tanımadan çevresinden uzaklaşıyor. Sokakta yürümeyi bilmiyor. Kaldırımdan yürüme, trafik ışığında karşıya geçme gibi davranışları kazanamıyor. Mahalle sakinlerini tanımıyor, ailesi ile küçük alış verişler yapmadığı için parayı tanımıyor.  

Öyle ise buna nasıl bir çözüm bulalım?

Öncelikle her öğrenciye, sekizinci sınıfın sonuna kadar, evine yakın okullarda eğitim  görme imkanı sağlanmalıdır. Bu düşünce, ilk bakışta uygulanamaz gibi görünse de, sıralayacağım önerilerle her öğrencinin evine yakın okullarda eğitim görmesi sağlanabilir.

Çocuğunu, özel okula  gönderenler ya da bu okulların önünden geçenlerin, dikkatini çeken tabelalarda aynen şunlar yazılıdır: ANAOKULU-İLKOKUL -ORTAOKUL-LİSE hatta bazılarında FEN LİSESİ yazar. Yani “bu kampüste her kademeye eğitim veriyoruz” bilgisi verilmektedir. Özel sektör bunu yapıyorsa, devlet neden yapmıyor?

BU SORUYA ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİ SIRALAYARAK CEVAP VERECEĞİM

Mahallede var olan okul binalarına;  hem anaokulu, hem ilkokul, hem ortaokul hem de İMAM HATİP öğrencileri için sınıf açılabilir.

Okul binasındaki derslik sayısı ve çevredeki okul çağındaki çocukların sayısı, göz önüne alınarak, her sınıftan 8-10 şube yerine, 2-3 şube veya  tek şube açarak, mahallenin çocuklarına, uzağa gitmeden, servise para vermeden, evlerine yakın okulda eğitim fırsatı verilir.

Okul binası yetersizse, okul olabilecek yerleri istimlak eder, bina kiralar, yeni yerleşim bölgelerine yakın aralıklarla okul yapar. Kentsel dönüşümlerde okulu çok olmayan projelere inşaat ruhsatı vermez.

BU UYGULAMA EĞİTİME NASIL BİR KATKI SAĞLAR?

1-Öğrenciler büyüme çağında olduğu için, sağlıklı bir kahvaltı yapar ve yeteri kadar uyurlar.

2- Öğrenciler çevresini tanır ve çevrede uyması gereken kuralları yerinde, uygulamalı öğrenme fırsatı bulur.

3- Okul servislerinde yaşıtı olmayan öğrencilerden, olumsuz davranış ve gereksiz sözler öğrenmez.

4- Trafikteki egzoz dumanlarını teneffüs ederek, sağlığı bozulmaz

5- Okul arkadaşları, komşu çocuklarından olduğu için birlikte oyun oynar, birlikte ödev yapar. Böylece iş birliğini öğrenir.

6- Anne babalar, çocuklarının arkadaşlarını ve ailelerini tanıma imkanı bulur. Böylece çocuklarını takip etme şansı olur.

7- Aileler, öğlen yemeği ve servis için para ödemeyeceği için bütçesi rahatlar.

8-Branş öğretmenleri, hem ilkokulun hem ortaokulun, hem de İmam Hatip okulunun derslerine girecekleri için, az öğretmenle çok iş yapılır.

9- Okul mevcudu az olduğu için, üç müdür yerine bir müdür görevlendirilir.

10- Öğrenci bir sorun yaşadığında, evine ve ailesine kısa sürede ulaşılır.

11-Servise binme zorunluğu olmadığı için trafik rahatlar.

12- Sekizinci sınıftan sonra,  liseye başlayan öğrenci, toplu taşıma ile uzağa gidebileceği için, mahallesinden uzakta bir okula gidebilir.

HEM ÖĞRENCİLERİN HEM AİLELERİN HEM DE DEVLETİN BÜYÜK YARAR SAĞLAYACAĞI bu uygulamaya ACİLEN  başlanırsa kısa sürede çok iyi sonuçlar alınabilir. Eğitimin kalitesi artar. Öğrenciler sağlıklı büyür. Aileler mutlu olur. Öğrenciler sosyalleşerek gelecekte sorunlu gençler olmazlar.

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Edibe Aydın (Kahya) - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çapa Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çapa Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz