DANIŞTAY'IN ANDIMIZI YENİDEN OKULLARDA OKUTULMASI KARARI

Bu ülkede yaşayıp farklı etnik kimliğe sahip vatandaşların çocuklarına her sabah okullarda ‘Ne mutlu Türküm’ dedirtmek bu ülkenin birlik ve beraberliğinden yana olan Türk’ü, Kürd’ü, Zaza’yı, Arap’ı vs. tüm etnik kimliğe sahip vatandaşları mutlu etmemiştir.

Danıştay’ın bu kararı eski Türkiye'de 411 milletvekilinin “Başörtüsü kalksın” kararına karşı yetkisini kötü kullanıp bunu yok sayan Anayasa Mahkemesi’nin kararından farkı yoktur. Hiç kimsenin kendisini milli iradenin üstünde görmeye hakkı yoktur.

Ülkemizin resmi dili Türkçedir, buna itirazımız yok. Ancak ben Türkiye vatandaşı bir Zaza olarak ülkemi, ülkemin tüm insanlarını etnik kimlik ayırım yapmadan seviyorum ve bununla mutlu oluyorum. Bir Türk’e ‘Ne mutlu Zaza'yım’ bir Arap’a ‘Ne mutlu Kürdüm’ bir İngiliz’e ‘Ne mutlu Türk’üm’ dedirtmek ne kadar anlamsız ise bu ülkede yaşayan farklı etnik kimlikteki insanlara ‘Ne mutlu Türküm’ dedirtmekte o denli yanlıştır. Bu ülke vatandaşlarını ayrıştıran, farklılaştıran birbirine karşı kışkırtan bölücü şovanist bir söylemdir.

İnsanın kendi kimliği utanılacak bir şey değildir. Herkes kendi kimliğiyle övünebilir. Ancak farklı kimliklere kendi kimliğini zorla kabul ettirmek ve her sabah okulda söyletmek ahlaklı bir davranış değildir. ‘Ne mutlu Türküm’ demekle kimse Türk olmaz. Ulus devlet oluşturmak isteyen ulusalcı zihniyet 1932 yılından beri şehirlerin girişlerine ‘Ne mutlu Türküm’ tabelalarını ve okullarda bu ülkenin farklı etnik kökenli vatandaşlarına “Ne Mutlu Türküm” andını okuturdu, ancak bu söylemden dolayı kimse Türk olmadı, ülkemiz çağ atlamadı, ülkemiz süper devletler seviyesine çıkmadı ve mutlu olmadı. Bu söylem etnik milliyetçiliği körükleyerek farklı örgütlerin doğmasına sebep oldu. Bu söylemin bu ülkeyi bölmek isteyen emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmekten başka faydası yoktur.

Etnik kimlik ve mezhep ayırımı yapan Irak, Suriye, Yemen, Libya vs ülkelerin durumu ortada. Şu anda ülkemizde mülteci olarak aynı çöplükten yiyecek topluyorlar.

Rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan bir konuşmasında; ‘Bu ülkenin evlatları mektebe başlarken Besmele ile başlar’ demiştir. Siz geldiniz yerine Türküm, doğruyum çalışkanım ve ne mutlu Türküm söylemini getirdiniz. Bu ülke vatandaşı olan farklı etnik kimliğe sahip vatandaşlar da bu söyleme karşı kendi etnik kimliğini ön plana alır ve bu ülke insanını birbirine yabancılaştırır ve ülke birliğine zarar verir dediği için de eski Türkiye'de bir yıl ceza aldı ve siyasi hayatı sekteye uğratılmıştı.

Etnik ayırımcılık yapan eğitim değil birlik beraberlik içerisinde ahlaklı, maneviyatçı ülkenin menfaatlerini kendi çıkarlarından üstün tutan bir nesil yetiştirilmelidir. Tarımda, ilimde, teknikte, sanayide kısacası her alanda süper devlet olmak için gerekli alt yapısı olan milli bir eğitim sistemi öğrencilerimize verilmelidir. Etnik kimliğin ön planda olmadığı 81 milyon insanı kucaklayan birlik, beraberlik ve kardeşlik söylemleri ve mesajları ile tüm insanlarımız mutlu olacaktır.

İş bulamayan evine ekmek götüremeyen etnik kimlik ile mutlu olunmayacağını insanlarımızın hepsi biliyor. Amaç dünyanın kalkınmış ülkeleri içerisinde yer almış refah seviyesi yüksek, ekonomik anlamda gelişmiş herkesin iş aş bulduğu süper ülke olmuş bir Türkiye insanlarımızı mutlu edecektir.

TÜM İNSANLARININ UMUTLU VE MUTLU OLDUĞU, SÜPER DEVLETLER İÇERİSİNDE YER ALAN MİLLİ VE YERLİ SANAYİSİ GELİŞMİŞ GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE DİLEĞİYLE. 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Şevket Demir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çapa Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çapa Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Murat Kaplanoğlu - Çok güzel bir tespit

Yanıtla . 0Beğen 24 Ekim 07:32