On ayda CİMER'e 2 milyon 784 bin 220 başvuru ulaştı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "1 Ocak-18 Ekim tarihleri arasında CİMER'e toplamda 2 milyon 784 bin 220 başvuru ulaştı." dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Cumhurbaşkanlığı, MİT Başkanlığı, MGK Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı ve Devlet Arşivleri Başkanlığının 2019 yılı bütçeleri görüşülüyor.

Komisyonda Cumhurbaşkanlığının 2019 yılı bütçesini sunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, yeniden yapılandırılan Cumhurbaşkanlığı ile bağlı, ilgili ve ilişkili kurumların bütçe, kesin hesap, faaliyetler ve projeleri hakkında kısa bilgiler paylaşacağını söyledi.

Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle kamu yönetiminde önemli yapısal dönüşümlerin gerçekleştirildiğini ifade etti. Bu çerçevede cumhurbaşkanı yardımcılıkları oluşturulduğunu, bakanlık sayısının 21'den 16'ya düşürüldüğünü anımsatan Oktay, Cumhurbaşkanlığına doğrudan bağlı yeni başkanlıklar, ofisler ve politika kurullarının oluşturulduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanlığına doğrudan bağlı olarak kurulan 4 ofis, 9 politika kurulu ve başkanlıklarla dinamik bir yapısallık sağlanarak, milletin ihtiyaçlarına hızlı cevap verilecek, gelişmelere hızlı uyum sağlanacak, doğru ve sürdürülebilir politikalar geliştirilecek bir sistem oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Oktay, bu çerçevede Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin gerektirdiği ve uyum için gerekli olan diğer alt mevzuat değişikliklerinin yapılmasına devam edildiğini dile getirdi.

Oktay, Dijital Dönüşüm, Finans ve İnsan Kaynakları ofislerinin de kurulduğunu anlatarak, Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansının, daha aktif icrai bir birim olarak Yatırım Ofisine dönüştürüldüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanlığına bağlı genel bütçeli İletişim Başkanlığının da kurulduğunu vurgulayan Oktay, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki 9 kurulun, ülkenin temel politikalarına yön vermek üzere politika ve stratejiler önermek, kamu kurum ve kuruluşlarına kendi alanlarına ilişkin görüşler vermek ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bu konularda ilgili raporlar hazırlamakla görevlendirildiği bilgisini paylaştı.

"Önceliğimiz sürdürülebilir büyümenin gerçekleştirilmesi"

Oktay, 2019 yılı bütçesinin, Yeni Ekonomi Programı kapsamında orta vadeli makroekonomik tahminler ve programların güvenirliğinin güçlendirilmesine yönelik bir çerçevede hazırlandığını vurguladı.

2019 yılı bütçesi kapsamında mali disiplinin sağlanmasına yönelik olmak üzere, yönetimin mali kontrol gücünü artıracak tedbirlerin öngörüldüğünü belirten Oktay, "Bu noktada, 2019-2021 dönemindeki önceliğimiz ülkemizde makro istikrarın perçinlenmesi, sağlıklı ve sürdürülebilir büyümenin gerçekleştirilmesidir. Mali disiplinin sağlanmasına yönelik yönetimin kontrol gücünü artıracak tedbirlerin alınması, harcama tavanları, program tavanları, borçlanma ve açık gibi kuralların belirlenmesi, bu kuralların etkin bir şekilde uygulanması planlanmıştır." diye konuştu.

Oktay, 2019 yılı bütçesi çalışmalarında cari açık, enflasyon, kur ve faiz başta olmak üzere ekonomik dengelerin iyileşmesi için mali disiplini sağlamaya yönelik harcama ve gelir tedbirlerinin alındığına, kararlılıkla uygulanması konusunda siyasi iradenin de ortaya konulduğuna dikkati çekti.

"CİMER'e toplamda 2 milyon 784 bin 220 başvuru ulaştı"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle eskiden "Genel Sekreterlik" şeklinde teşkilatlanan "Cumhurbaşkanlığı idari teşkilatı"nın, "İdari İşler Başkanlığı" olarak değiştirildiğini ifade eden Oktay, şunları söyledi:

"İdari İşler Başkanlığı, Başbakanlıktan devralınan bazı görevlerle, yeni sistemle kurulan birimlerin etkin ve verimli bir şekilde görevlerini yerine getirmesini temin etmek üzere yeniden yapılandırılmıştır. Bu yapılandırma kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ile Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) 10 Temmuz 2018 tarihinde CİMER adıyla tek bir çatı altında hizmet vermeye başlamıştır.

Bu çerçevede 1 Ocak-18 Ekim 2018 tarihleri arasında CİMER ve BİMER'e toplamda 2 milyon 784 bin 220 başvuru ulaşmıştır. Söz konusu başvurularla ilgili olarak toplam 2 milyon 433 bin 628 sevk ve cevaplama işlemi yapılmıştır. İnternet üzerinden alınan 547 bin 523 başvuru ise vatandaşların talebine binaen CİMER otomasyon sistemi üzerinden doğrudan ilgili kurumlara sevk edilmiştir."

Oktay, Türkiye'nin en büyük kütüphanesi olarak faaliyet gösterecek "Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi"ne yönelik çalışmaların da devam ettiğini vurgulayarak, "Kütüphane koleksiyonunda şu anda 1 milyon 392 bin 815 adet yayın bulunmaktadır ve bu rakam her geçen gün artmaktadır. Yayınların büyük bir kısmı devir ve bağış yolu ile sağlanmaktadır. Birçok uluslararası kütüphanenin bağış politikaları incelenerek, yeni kütüphanenin bağış politikası oluşturulmuştur." ifadelerini kullandı.

"İdari İşler Başkanlığına 2 milyar 818 milyon 899 bin TL ödenek"

Fuat Oktay, yeni kurulan ve faaliyetlerine başlayan Cumhurbaşkanlığı ofislerinden "Finans Ofisi" için 5 milyon TL, "İnsan Kaynakları Ofisi" için 8,5 milyon TL, "Dijital Dönüşüm Ofisi" için 70 milyon TL, "Yatırım Ofisi" için 150 milyon TL olmak üzere toplam 233 milyon 500 bin TL başlangıç ödeneğinin öngörüldüğünü bildirdi.

Herhangi bir afet gerçekleşmesi durumunda acil yardımların ilgili kuruluşlara aktarılmasıyla ilgili olan acil destek giderleri için 150 milyon TL, İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığınca kullanılan "Barışı Destekleme ve Koruma Hizmetleri" için 750 milyon TL ödenek öngörüldüğünü açıklayan Oktay, şöyle devam etti:

"Devralınan görevler ve yeni kurulan birimlerle ilgili olarak 2019 bütçesinde 1 milyar 295 milyon 500 bin TL ödenek teklifi yer almaktadır. 2017 yılında Cumhurbaşkanlığına toplam 663 milyon 858 bin TL ödenek tahsis edilmiş olup, söz konusu ödeneğin yüzde 99,2'sine tekabül eden 658 milyon 240 bin 289 TL'si kullanılmıştır. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına verilen görevleri yerine getirmek üzere, 2019 yılı için toplam 2 milyar 818 milyon 899 bin TL ödenek tahsis edilmesi öngörülmüştür."

"İletişim Başkanlığına 344 milyon 531 bin TL ödenek tahsis edilmesi öngörülmüştür"

Oktay, yeni hükümet sisteminde İletişim Başkanlığının, başta kamu diplomasisi olmak üzere devletin stratejik iletişimi konusunda çatı kuruluşu ve politika belirleme merkezi haline getirildiğini dile getirdi.

Bu bağlamda ülkenin milli menfaatlerini ilgilendiren konularda ve 2023 hedefleri doğrultusunda yeni bir yapılanmaya gidildiğini anlatan Oktay, "Başkanlık, çeşitli ülkelerden Türkiye'ye gelen basın mensupları ve kanaat önderlerinin ağırlanması, ülkemizde tertiplenen çeşitli ulusal ve uluslararası toplantılar vesilesiyle ve uluslararası basın mensuplarının hizmetlerine sunulmak amacıyla ihdas edilen basın merkezlerinin düzenlenmesi, gerek davetlimiz olarak ve gerek kendi imkanlarıyla gelen yabancı gazetecilere mihmandarlık hizmetlerinin sağlanması ve yerleşik uluslararası basının bilgilendirilmesi faaliyetlerine önemli katkılarda bulunacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Oktay, İletişim Başkanlığının, dünya üzerinde çok geniş bir coğrafyadan da haberdar olunmasını sağladığını belirterek, bu amaçla toplamda 35 dilde haber takibi yapıldığını söyledi.

İletişim Başkanlığına dönüştürülen mülga Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğüne 2017'de toplam 315 milyon 305 bin TL ödenek tahsis edildiğini anımsatan Oktay, "Söz konusu ödeneğin yüzde 98,47 oranına tekabül eden 310 milyon 485 bin 984 TL'si kullanılmıştır. İletişim Başkanlığına verilen görevler için 2019 yılında toplam 344 milyon 531 bin TL ödenek tahsis edilmesi öngörülmüştür." dedi.

"Beş yıllık stratejik planlar, kasım ayı sonu itibarıyla tamamlanacak"

Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde kurulan yeni başkanlıklardan birisinin de Strateji ve Bütçe Başkanlığı olduğunu söyledi.

Kalkınma planı, Cumhurbaşkanlığı Programı, Orta Vadeli Program, Orta Vadeli Mali Plan, Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ile sektörel plan ve programların Hazine ve Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanması ve makro dengelerin oluşturulması görevlerinin bu başkanlığa verildiğini belirten Oktay, ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığı ile koordinasyon içinde merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçe hazırlık çalışmaları ve uygulama sürecinin de başkanlıkça yürütüldüğünü kaydetti.

Oktay, 11'inci Kalkınma Planı hazırlık çalışmalarının, yeni hükümet sistemi çerçevesinde kalkınma vizyonuyla, ekonomik ve sosyal politikalarla uyumlu biçimde sürdürüldüğünü belirtti.

Geçen yıl başlatılan ve 2019-2023 yıllarını kapsayan 11'inci Kalkınma Planı'nın hazırlık çalışmalarının 2018'de de katılımcı bir şekilde yürütüldüğünü vurgulayan Oktay, "Bu kapsamda 75 Özel İhtisas Komisyonu ve Çalışma Grubu toplantılarına ilaveten, TBMM komisyon üyeleri ile bölgesel kuruluşlarla, bakanlıklarla ve farklı paydaşlarla istişare toplantıları düzenlenmiştir. Plan tamamlandığında Meclisin onayına sunulacaktır." diye konuştu.

Oktay, 2019-2021 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program'ın, "Yeni Ekonomi Programı" adıyla 20 Eylül'de kamuoyuna açıklandığını anımsatarak, ayrıca tüm bakanlık, ilgili, ilişkili ve bağlı kurumlarının 5 yıllık stratejik planları ile 2019 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Program çalışmalarının Strateji ve Bütçe Başkanlığınca yürütüldüğünü söyledi.

Beş yıllık stratejik planların, kasım ayı sonu itibarıyla tamamlanacağını bildiren Oktay, 2019 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nın 27 Ekim 2018 itibarıyla yayımlandığını hatırlattı.

"En kısa sürede tamamlanabilecek projelere öncelik verildi"

Oktay, 2019 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda "Nitelikli İnsan, Güçlü Toplum", "Yenilikçi Üretim ve İstikrarlı Büyüme", "Yaşanabilir Mekanlar, Sürdürülebilir Çevre" ve "Kalkınma İçin Uluslararası İşbirliği" eksenleri altında eğitim, sağlık, güvenlik gibi toplam 50 alanda hedef ve politikalarla, bunlara ilişkin toplam 444 tedbir belirlendiğinin altını çizdi.

Tedbirlerin 3'er aylık dönemler halinde izlenip değerlendirileceğini belirten Oktay, kurumların yatırım bütçe tekliflerine esas olmak üzere 2019-2021 dönemi yatırım programı hazırlama rehberinin yayımlandığını anlattı.

Oktay, 2019 yılı yatırım proje tekliflerinin değerlendirilmesinde azami tasarruf ilkesiyle, kalkınma potansiyelini destekleyici mahiyetteki iktisadi ve sosyal altyapı yatırımları ile devam eden projelerden en kısa sürede tamamlanabilecek projelere öncelik verildiğini de vurguladı.

"2019 yılında toplam kamu sabit sermaye yatırımları 122,9 milyar liradır.. Bu tutar, gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 2,8’ine tekabül etmektedir." diyen Oktay, şöyle konuştu:

"Strateji ve Bütçe Başkanlığı, önümüzdeki dönemde Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modelinin uygulanmasında dünya uygulamalarını dikkate alarak projelerin hazırlık süreci başta olmak üzere, kamu kuruluşlarının KÖİ modeli konusundaki kapasitelerinin artırılması faaliyetlerine devam edecektir. Başkanlığın, merkezi uyumlaştırma fonksiyonunu yürüttüğü stratejik planlama çalışmaları çerçevesinde, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile KİT'lerin stratejik planları değerlendirilerek bunların yürürlüğe girmesi sağlanmıştır."

Oktay, Kalkınma Bakanlığına 2017'de toplam 1 milyar 649 milyon 850 bin lira ödenek tahsis edildiğini, ödeneğin yüzde 93,84'lük kısmına tekabül eden 1 milyar 548 milyon 152 bin 987 lirasının kullanıldığını bildirerek, "Strateji ve Bütçe Başkanlığına 2019 yılı bütçesi için 260 milyon 584 bin lira ödenek tahsisi öngörülmüştür." dedi.

"TMSF, 30 Eylül tarihi itibarıyla 23 milyar dolar tahsilat sağlamıştır"

Fuat Oktay, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF), tasarruf sahiplerinin haklarının korunması amacıyla mevduatın sigortalanması, fona devrolan bankaların çözümlenmesi görevlerini yerine getirdiğine değindi.

TMSF'nin ifa ettiği bu görevleriyle Türkiye'nin finansal güvenlik ağının önemli kurumlarından birisi olduğuna işaret eden Oktay, "TMSF'nin halihazırda 37,8 milyar lira mevduat sigortası rezervi mevcuttur. Söz konusu rezerv, sigortalı tasarruf mevduatı ve katılım fonunun yüzde 7,7'sini karşılayacak seviyededir." diye konuştu.

Bu oranın ABD'de yüzde 2, Kanada'da yüzde 1 olduğunu belirten Oktay, kurulduğu tarihte yalnızca tasarruf mevduatını sigortalamakla görevli olan TMSF'nin, 2005'ten bu yana katılım fonlarını da sigorta kapsamına aldığını ifade etti.

Oktay, ayrıca ticari mevduatın da sigortalanması çalışmalarının devam ettiğini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

"TMSF, 1994-2016 yılları arasında yönetim ve denetimi kendisine devredilen 26 bankanın çözümleme ve geri kazanım faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu kapsamda, 30 Eylül tarihi itibarıyla 23 milyar dolar tahsilat sağlamıştır. Bahse konu tutarın 12,5 milyar dolarlık kısmı Hazine'ye borç geri ödemesi, 1,4 milyar dolarlık kısmı TCMB'ye avans geri ödemesi, 5,6 milyar dolarlık kısmı Maliye Bakanlığı başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarına kaynak aktarımı ve 1,9 milyar dolarlık kısmı diğer gerçek ve tüzel kişilere yapılan ödemelerde kullanılmıştır.

15 Temmuz 2016 hain FETÖ darbe girişimi sonrasında başlayan OHAL süreci ile TMSF'nin yürüttüğü ana faaliyetlerine ilave olarak kayyumluk, satış amacıyla varlıkları devredilen medya ve basın kuruluşlarının çözümlenmesi ve Bank Asya nezdindeki hesap bilgisi taleplerine ilişkin yürütülen çalışmalar da eklenmiştir."

"42 ilde bin 4 şirkete kayyum atandı"

TMSF'nin, 25 Ekim tarihi itibarıyla 42 ilde bin 4 şirkete kayyum olarak atandığını bildiren Oktay, şunları kaydetti:

"Söz konusu şirketlerin 30 Eylül 2018 tarihi itibarıyla aktif büyüklüğü 55,74 milyar lira, toplam ciroları 21,95 milyar lira, toplam öz kaynakları 21,05 milyar lira, dönem karı 1,53 milyar liradır. Bu şirketlerde 45 bin 477 kişi istihdam edilmektedir.

TMSF tarafından yürütülen bir diğer faaliyet de 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında kapatılan medya ve basın kuruluşlarının varlıklarının çözümlenmesidir. 668-670 ve 674 sayılı KHK'ler kapsamında kapatılan 151 gazete ve dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile özel radyo ve televizyon kuruluşlarının varlıkları Maliye Bakanlığı tarafından satış amaçlı olarak TMSF'ye devredilmiştir. Bahse konu varlıkların SPK onaylı değerleme firmalarından hizmet alınarak değerlemesi tamamlanmış olup, 25 Ekim 2018 itibarıyla 32,3 milyon liralık satış yapılmıştır."

"Diyanet İşleri Başkanlığı dünyadaki bütün Müslümanlarla iletişim halinde"

Oktay, sunumunda, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Avrupa'dan Amerika'ya, Asya'dan Afrika'ya kadar dünyadaki bütün Müslümanlarla iletişim ve iş birliği halinde olduğunu belirterek, Başkanlığın, "İslam dini ile ilgili evrensel düzeyde güvenilen ve referans alınan bir kurum olmak" vizyonuyla hareket ettiğini ifade etti.

Oktay, Başkanlığın, cami içinde ve dışında yürüttüğü hizmetlerde çocuk ve gençlik eksenli, kadın hakları, engelli ve yaşlılar, çevre duyarlılığı, aile yapısının korunması gibi pek çok konuda toplumun bilinçlenmesi konusunda çalışmalar yaptığına işaret etti.

Başkanlığın camilerin estetik ve mimari açıdan iyileştirilmesinin yanı sıra tüm toplum kesimlerinin erişimine elverişli hale getirilmesi için gayret gösterdiğini belirten Oktay, "Başkanlık, terör saldırıları nedeniyle zarar gören cami, Kur'an kursu ve müftülük hizmet binalarının bakım ve onarım işlemlerini hızla tamamlayarak yeniden hizmete açılmalarını sağlamış, terörden zarar görmüş bölgelerde yaşayan insanlarımıza manevi destek vermek amacıyla çeşitli rehabilite programları düzenlemiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Yaygın din eğitimi kapsamında, Kur'an-ı Kerim'i baştan sona ezberlemek isteyenlere Hafızlık Eğitim Programı, Kur'an kursu bulunmayan yerlerdeki muhtelif yaş grubundaki vatandaşlara "Camilerde Kur'an Öğretimi Kursu", yaz tatilindeki öğrencilere yaz Kur'an kursu düzenlendiğini belirten Oktay, ihtiyaç halinde görme, işitme, bedensel, zihinsel engelli öğrencilere de yaygın din eğitimi hizmeti verildiğini söyledi.

Kur'an kurslarında eğitim öğretime devam eden öğrenci sayısının 761 bin 884 olduğunu ifade eden Oktay, bu kurslardaki öğrencilerin ders kitapları ve eğitim materyallerinin ücretsiz dağıtıldığını kaydetti.

Oktay, Başkanlığın sahih dini bilgiyi, yayınları yoluyla da yaygınlaştırma amacıyla kaynak eserlerden ilmi eserlere, çocuk kitaplarından edebi eserlere birçok eser yayımladığını, bunları okul, cezaevi, dernek ve şahıslara ücretsiz gönderdiğinin altını çizerek, bu yıl halihazırda 19 milyon 181 bin eserin halka ücretsiz dağıtıldığını bildirdi.

Başkanlığın dini yayınlar alanında 35 dil ve lehçede toplam 370 adet eserin basımını gerçekleştirdiğini, radyo ve televizyon yayıncılığı yoluyla İslam dininin adalet, barış, rahmet ve sevgi yüklü evrensel mesajını toplumun tüm kesimlerine ulaştırmaya gayret gösterdiğini belirten Oktay, bu amaçla Diyanet TV, Diyanet Radyo, Diyanet Kur'an Radyo, Diyanet Risalet Radyo yayınlarının hayata geçtiğini vurguladı.

Yurt dışı hizmetlerini koordine etmek üzere halen 52 din hizmetleri müşavirliğinin, 38 ataşeliğin bulunduğuna dikkati çeken Oktay, Başkanlığın ekseriyeti Avrupa ülkelerinde olmak üzere yurt dışında yaklaşık 2 bin personel ile hizmetlerini devam ettirdiğini söyledi.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bugün itibarıyla 100'ü aşkın ülkede öncelikle din hizmeti olmak üzere, insani ve sosyal yardım faaliyetleri yürüttüğüne işaret eden Oktay, 108 ülkeden Türkiye'ye getirilen 2 bin 171 öğrencinin ilahiyat fakültelerinde, dini yüksek ihtisas merkezlerinde, Kur'an kurslarında ve uluslararası imam hatip liselerinde öğrenimlerine devam ettiğini vurguladı.

Oktay, halkının büyük çoğunluğu fakir olan ülkelerde, vekalet yoluyla Başkanlığın ve Türkiye Diyanet Vakfı'nın iş birliğiyle çok sayıda kurban kestirildiğine işaret ederek, 2018'de 430 bin 8 hisse kurban kesimi yapıldığını, böylece 145 ülkenin 436 noktasında 6 milyon aileye hizmet verildiğini anlattı.

"Din İstismarıyla Mücadele Seminerleri"

Oktay, 15 Temmuz'dan beri milletin dini istismar eden hain ve sinsi yapılara karşı milletin daima uyanık kalmasını sağlamak için birçok faaliyet yürütüldüğünün altını çizerek, 2018 yılında 'Din İstismarıyla Mücadele Seminerleri' adı altında dini istismar eden FETÖ, DEAŞ gibi örgütlere karşı kamuoyunu bilgilendirmek için adeta seferberlik ilan edilmiştir." ifadesini kullandı.

Oktay, "2017'de toplam 7 milyar 153 milyon 29 bin lira ödenek tahsis edilen Diyanet İşleri Başkanlığı 7 milyar 246 milyon 975 bin lira ödenek kullanmıştır. 2019 yılı için başkanlığa 10 milyar 445 milyon 979 bin lira ödenek tahsis edilmesinin öngörülmüştür." dedi.

"Devlet Arşiv Ağı"

Her milletin bir tarihi mirasın sahibi olduğunu, bu tarihi miras ile irtibat kurabilmenin yegane kaynağının da arşivler olduğuna işaret eden Oktay, arşivlerin bir devletin hafızası olduğunu hatırlattı.

Arşivleri, devletlerin ve milletlerin geleceğinin inşasında stratejik bir güç unsuru olarak niteleyen Oktay, Türkiye'nin arşiv belgesi bakımından büyük bir zenginliğe sahip olduğunu ve bu tarihi servetin yalnızca Türkiye için değil Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya, Avrupa ve Afrika'daki birçok ülkenin tarihinin gün yüzüne çıkartılabilmesi ve bugün bu coğrafyada yaşanan olayların anlaşılabilmesi için birincil kaynak niteliğinde olduğunu vurguladı.

Oktay, kamuda dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında, her yıl yaklaşık olarak 7 milyon belgenin görüntüsünün elektronik ortama aktarıldığını ve bu rakamın artarak devam ettiğini söyledi. 48 milyon 291 bin 865 belge görüntüsünün dijital ortama aktarıldığını belirten Oktay, 2023 yılı hedefleri doğrultusunda yaklaşık 40 milyon tarihi belge görüntüsünün daha elektronik ortama aktarılmasının hedeflendiğini söyledi.

Oktay, 2016'dan itibaren, yenileme çalışmaları tamamlanan arşiv kataloglarının internet üzerinden taranabilmesinin sağlandığını anımsatarak, araştırmacıların evinden ya da iş yerinden belge taraması yapabildiğini, bu şekilde kurumdaki araştırma hizmetinin hız kazandığını ve kolaylaştığını ifade etti. Oktay, "Araştırmacılara internet üzerinden 9 Mayıs 2017-19 Ekim 2018 tarihleri arasında 472 bin 350 belge görüntüsü verilmiştir. 19 Ekim 2018 tarihi itibarıyla sisteme kayıtlı yerli ve yabancı araştırmacı sayısı 63 bin 351'dir. 45 ülke ile Arşivlerarası İşbirliği Protokolü mevcut olup, bu kapsamda 447 bin 209 belge görüntüsü yurt dışından ülkemize kazandırılmıştır." diye konuştu.

Oktay, Türkiye'yi ve arşivini uluslararası alanda tanıtmak amacıyla yurt dışında 85, yurt içinde ise 316 sergi düzenlendiğini, arşivlerin tanıtımı kapsamında 2012-2018 yıllarında 720 heyet ve 40 bin 508 katılımcının arşivleri ziyaret ettiğini söyledi.

Oktay, devletin tüm arşivlerinin, kurulacak bilgi ağı sistemi ile tek merkezden erişime açılmasını sağlamak için "Devlet Arşiv Ağı" oluşturulması çalışmalarına başlandığını bildirdi.

Oktay, Devlet Arşivleri Başkanlığı'nın 2017'de tahsis edilen 88 milyon 462 bin lira ödeneğin yüzde 80,8'ine tekabül eden 71 milyon 471 bin lirasını kullandığını, 2019 yılı için ise 91 milyon 211 bin lira ödenek tahsis edilmesinin öngörüldüğünü kaydetti.

Milli Saraylar, MİT ve MGK

Oktay, 2019 yılında içlerinde Milli Saraylar ve Kasırların bulunduğu 13 adet önemli proje ve restorasyon faaliyetinin yapılmasının planlandığını bildirerek, gelecek yıl için Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı'na 120 milyon 527 bin lira ödenek tahsis edilmesinin beklendiğini söyledi.

Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı'nın, Türkiye Cumhuriyetinin ülkesi ve milleti ile bütünlüğüne, varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine, Anayasal düzenine ve milli gücünü meydana getiren bütün unsurlara karşı içten ve dıştan yöneltilen mevcut ve muhtemel tehditlerin bertaraf edilmesine yönelik görev ve faaliyetlerini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yüksek kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.

Oktay, Başkanlığın, tevdi edilen görevleri modern teknik ve usuller kullanılarak ifa edilebilmesi amacıyla başlatılan fiziki ve teknik altyapı yatırımlarının gelecek yıl sonuçlandırılmasının planlandığını belirtti.

Başkanlığa 2017'de tahsis edilen toplam 2 milyar 255 milyon 738 bin lira ödeneğin yüzde 97,2'sine tekabül eden 2 milyar 192 milyon 162 bin 514 liranın kullanıldığına ifade eden Oktay, 2019 yılı Bütçe Kanunu Teklifi'nde toplam 2 milyar 157 milyon 761 bin lira ödenek tahsisinin öngörüldüğünü bildirdi.

Oktay, 2017 yılında Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine toplam 28 milyon 975 bin lira ödenek tahsis edildiğini ve söz konusu ödeneğin 27 milyon 736 bin 173 lirasının kullanıldığını belirterek, gelecek yıl için 32 milyon 341 bin lira ödenek tahsis edilmesinin beklendiğini kaydetti.

"Yerlilik ve millilik oranını daha yukarılara çıkarmamız gerek"

Oktay, Savunma Sanayii Başkanlığı'nın, Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarının karşılanması faaliyetlerini yürüttüğünü anımsatarak, bu faaliyetleri yürütürken amacın azami ölçüde yerli ve milli imkanları kullanmak olduğuna işaret etti.

Oktay, şöyle devam etti:

"Zira bizler biliyoruz ki, eğer savunma ihtiyaçlarınızı sadece veya çoğunlukla başka ülkelerden tedarik ederseniz, en ihtiyaç duyduğunuz anda, o sistemleri alamama ya da alsanız dahi kullanamama riskiyle karşı karşıya kalırsınız. Bu bakış açısıyla silahlı kuvvetler ve güvenlik güçlerimizin ihtiyaçlarını tedarik ederken, nitelikli ihracata da katkı yapan Türk savunma sanayisini geliştirmek için çalışıyoruz. Bu çerçevede 2002 yılında AK Parti göreve geldiğinde yüzde 18 dolayında olan yerlilik ve millilik oranı, geldiğimiz noktada yüzde 65 seviyesini aşmış durumdadır. Bu seviyelere erişmek savunma sanayii alanında bağımsızlığımızın da artmış olduğu anlamına gelmektedir. Geçtiğimiz yıl içerisinde Suriye'de gerçekleştirdiğimiz operasyonlarda ve terörle mücadele harekatlarında kullanılan milli ve yerli ürünlerimiz de bu bağımsızlığın göstergesi niteliğindedir. Ancak bu seviyeyi de yeterli görmüyoruz. Savunma Sanayi alanındaki yerlilik ve millilik oranını daha yukarılara çıkarmamız gerektiğinin bilincindeyiz."

Bu amaçla çalışmalara durmaksızın devam edildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Savunma sanayimizin tasarlayıp ürettiği ve sahada kendisini ispatlayan ürünlerin ihracatı yapılmaya başlanmıştır." dedi.

"Geçtiğimiz dönemlerde savunma alanındaki ürünleri ithal eden bir ülkeden artık ihracat yapan bir ülkeye dönüşüyoruz." diyen Oktay, şunları kaydetti:

"Bu çerçevede 2002 yılında 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatımız 2017 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 2 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu yıl Pakistan ile imzaladığımız ATAK Helikopteri, MİLGEM Savaş Gemisi gibi büyük projelerle birlikte önümüzdeki yıllarda bu rakamın çok daha yukarılara çıkarılmasını hedefliyoruz. Savunma Sanayii Başkanlığının yürüttüğü projeler sonucunda üretilen ATAK taarruz ve taktik keşif helikopterinden 40 adeti güvenlik güçlerimize teslim edilmiş olup ayrıca 30 adetinin Pakistan'a ihracı konusunda sözleşme imzalanmıştır. ATAK, özgün tasarımı ve motoru ile daha yüksek yerlilik ve millilik oranına sahip olacak şekilde yenilenmektedir. Ayrıca çok sayıda ülkenin, yerli ve milli imkanlarla ürettiğimiz ATAK helikopterimiz, Hürkuş, Temel Eğitim Uçağımız, MİLGEM Savaş Gemimiz, İHA ve SİHA'larımız ile yakından ilgilendiğini burada iftiharla belirtmek istiyorum. İHA/SİHA alanında geldiğimiz noktayı bir sonraki aşamaya taşıyacak daha fazla faydalı yük taşıma kabiliyetine sahip Taarruzi İHA AKINCI, 2019 yılında ilk uçuşunu yapacaktır. Deniz Kuvvetlerimizin gücüne güç katacak olan Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemimiz TCG Anadolu'nun da önümüzdeki yıl denize indirilmesini hedefliyoruz. Bunun yanında çeşitli ülkelere de ihracatı yapılan Kirpi, Cobra, Ejder, Yalçın, Vuran gibi zırhlı araçların üretim ve teslimatları devam etmektedir."

Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi Projesi kapsamında, S-400 alımına ilişkin sözleşme imzalandığına da işaret eden Oktay, "Bir adedi opsiyon olmak üzere iki adet S-400 sistemi sözleşme kapsamında tedarik edilecektir. Projenin bir aşaması olarak uzun menzilli bir hava savunma sisteminin milli imkan ve kabiliyetler göz önünde bulundurularak tasarlanıp üretilmesine yönelik çalışmalara da devam edilmektedir." diye konuştu.

Oktay, Özgün Genel Maksat Helikopteri, Taarruz Helikopteri, Hürjet ve Milli Muharip Uçak projeleri ile bu alandaki çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini söyledi.

Başkanlığa 2017'de tahsis edilen toplam 76 milyon 12 bin liralık ödeneğin yüzde 93,59'una tekabül eden 71 milyon 147 bin 524 lirasının kullanıldığını aktaran Oktay, 2019 yılı için 87 milyon 822 bin lira ödenek tahsisi öngörüldüğünü bildirdi.

Oktay, sunumunun sonunda, "2019 yılı bütçemiz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirdiği yeni yapılanma ve anlayış ile başarılı bir şekilde uygulanacaktır. Bürokrasi üreten değil hizmet veren bir yapı ile daha hızlı karar alan, tüm hizmet ve süreçlerde sonuç ve verim odaklı, yeniliklere hızla adapte olan, karşılaşılan zorlukların hızlı ve etkin bir şekilde bertaraf edilmesini temin eden, istikrarlı ve sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak şekilde tüm kurum ve kuruluşlarımızla birlikte tam kapasite çalışarak ülkemizi daha güçlü ve müreffeh bir geleceğe taşımak yegane amacımızdır." dedi.

Muhabir: İlkay Güder, Esin Işık

31 Ekim 2018 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çapa Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çapa Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz